Gizli Şeker Nedir?

Diyabet hastalığının başlangıcı kabul edilen pre-diyabet (gizli şeker) önlenebilir bir sorun olmakla birlikte, araştırmalar Türkiye’de, her 3 kişiden 1’inin pre-diyabet hastası olduğunu göstermektedir. Görülme sıklığı yüzde 36 olan bu sorunun uzun dönemde diyabete yol açtığını düşünüldüğünde ne kadar önemli bir sorun olduğu ve mutlaka önlem alınması gerekliliğini ortaya koymaktadır.

Bozulmuş açlık glukoz 100 mg/dl üzerinde ,ancak 126 mgr/dl altında olan açlık plazma glukoz seviyesidir.

Bozulmuş glukoz tolerans testi , 75 gram oral glukoz yüklemesinden iki saat sonra 140 mg/dl ya da üzerinde  fakat 200 mgr/dl altında olan plazma glukoz düzeyidir.

Bu durumda olan kişilerin diyabet bulguları yok ve kan şekerleri gün içinde normal seyretmektedir. Bu durumda olan kişiler Tip 2diyabet için risk altındadır.

Gizli Şeker Neden Önemlidir?

İnsülin direnci olarak tanımlanan bozuklukla önce tokluk sonra açlık kan şekerinin yüksekliğiyle seyreden ve diyabete neden olan bir hastalık tablosu görülmektedir. Bu durum diyabetin yol açtığı tüm hastalık risklerini de taşımaktadır. Diyabet tanısı konulan hastaların yüzde 20’sinde organ hasarı ortaya çıkmakta ve hastalar görmede bozukluk, kalp krizi riski, böbrek yetmezliği gibi sorunlarla hekime başvurmaktadır. Sorunlar pre-diyabet dönemindeki kişilerde de ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle belirtilerin önceden bilinerek gerekli önlemlerin alınması yarar sağlamaktadır.

Gizli Şekerin Belirtileri Nelerdir?

Pre-diyabetin herhangi bir belirtisi bulunmamakta. Belirtiler ancak diyabete dönüştüğünde ortaya çıkmaktadır. Ağız kuruluğu, çok su içme, idrara sık çıkma gibi şikayetler ancak bu evreden sonra görülmektedir. Sessiz bir evre gibi gözükse de yol açtığı sorunlar açısından önem taşımaktadır.

Hastalıktan Korunmak İçin Neler Yapılmalı?

Kilo vermek hastalığı önlemede önemli bir faktör oluşturmaktadır. Bu nedenle öncelikle vücut ağırlığının yüzde 10’unun kaybetmek önem taşımaktadır. İyi beslenmeli ve kilo kontrolü  sağlanmalıdır. Şeker ve unu hayatımızdan tamamen çıkarılmalı ve öğün atlanmadan düzenli olarak mutlaka 3 öğün tüketilmelidir. Bununla birlikte egzersiz de mutlaka hayatın rutini arasına girmeli, haftada minimum 150 dakika olacak şekilde düzenli egzersiz yapmaya dikkat edilmelidir. Özellikle ailesinde diyabet öyküsü olan kişilerin bu konuda daha dikkatli olmaları diyabetle karşılaşmamak için son derece önemlidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Diyabet böbreklerinizi nasıl etkiler?

Per Mar 19 , 2020
Tip 1 diyabeti olanların üçte birinde, Tip 2 diyabeti olanlannsa % 10-20′sinde 15 yıldan sonra böbrek rahat­sızlığı görülebilir. Bunun nasıl ortaya çıktığını anlamak için, böbreklerin yapı ve işlevini bilmek gerekir. Böbrekler vücudun iç ortamını, sıvı ve elektrolit seviyelerini kontrol ederek ve artık maddeleri dışan göndererek dengede tutar­lar. Her bir böbrekte, […]
Diyabet böbreklerinizi nasıl etkiler?

Recent Post