Karaciğer yağlanması ve Karaciğer yağlanması tedavisi

Karaciğer yağlanması; karaciğer hücrelerinde normalden fazla, hatta bazen aşırı derecede yağ toplanması nedeniyle meydana gelen tıbbi bir durumdur. Sağlıksız beslenmeden kaynaklanan ciddi bir hastalıktır. Özellikle alkol ve sigara tüketiminin tetiklediği bu hastalık önlem alınmazsa karaciğer kanserine neden olabilir.

Toplumdaki artık her 4-5 kişiden birinde karaciğer yağlanması görülmektedir. Normal sağlıklı bir insanda karaciğer hücrelerinde az miktarda yağ bulunabilir ve bu herhangi bir hastalığa neden olmaz. Ancak karaciğerde yağlanma aşırı miktarda olduğunda, birtakım yapısal ve fonksiyonel değişikliklere yol açar.

Karaciğerde aşırı yağ birikmesi sonucu 2 durum meydana gelir:

1) Karaciğerde yağlanmanın bir sonucu olarak karaciğerde iltihap meydana gelir,

2) Karaciğerde sadece yağlanma olması ve herhangi bir iltihap olmaması durumu ise zamanla karaciğer hücrelerinin harap olmasına (nekroz) yol açar ve fibroz denilen, aynı zamanda karaciğer sirozunun başlangıcı sayılan duruma neden olur. Nekroz ilerledikçe siroza doğru ilerler.

Bu nedenle karaciğer yağlanması tanısı konan hastalar ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmeli ve sıkı takip edilmelidir.

karaciğer yağlanması ile ilgili görsel sonucu

Alkol dışı karaciğer yağlanması nedenleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:

  1. Obezite (aşırı kilo)
  2. Şeker hastalığı
  3. Açlık veya hızlı kilo kaybı
  4. Wilson hastalığı
  5. Uzun süreli damar yolu ile (parenteral) beslenme
  6. Aşırı A vitamini kullanma
  7. Bazı ilaçlar: Kortizon içeren ilaçlar, amiodaron, tamoksifen, diltiazem, tetrasiklin, talium, östrojenler
  8. Bazı zehirler: karbontetraklorür (CCl4), fosfor, kurşun (Pb), kloroform (CHCl3), arsenik (As).
  9. Gebelik
  10. Bazı ameliyatlardan sonra (jejunoileal bypass, gastrik bypass)

Karaciğer yağlanmasının özel bir belirtisi veya bulgusu yoktur. Genellikle herhangi bir belirti vermez. Ancak karaciğerinde yağlanması olan insanlarda; bazen karnın sağ üst tarafında dolgunluk hissi, halsizlik, çabuk yorulma gibi belirtiler görülebilir. Çok nadir olarak karaciğer yağlanmasına bağlı ileri karaciğer hastalığı olan insanlarda kaşıntı, iştahsızlık, sarılık ve bulantı görülebilir. Bu gibi şikayetleri olmayan insanlarda normal bir fizik muayene ile (eğer karaciğerde yağlanmaya bağlı büyüme meydana gelmemişse) karaciğer yağlanması tespit edilemeyebilir.

Karaciğer Yağlanması Tedavisi

Alkol dışı karaciğer yağlanmasında ise bugüne kadar kullanılan ilaçlarda kesin bir fayda elde edilememiştir. Tedavinin esasları; yaşam tarzı değişikliği, egzersiz, diyetteki yağ miktarının azaltılmasıdır.

Hızlı kilo vermek de karaciğer yağlanmasına yol açar.

Karaciğer yağlanmasında hastalar kilo verdiğinde karaciğerdeki iltihaplanma ve büyüme geriler. Ancak kilo verme konusunda en önemli konulardan birisi de hızlı kilo vermekten kaçınılmasıdır. Haftada 1 kg verecek şekilde plan yapılmalıdır. Daha hızlı kilo vermek de kendi başına karaciğer yağlanması yapabilir. Bu nedenle şok diyetlerden, aşırı açlık öneren diyetlerden mutlaka uzak durulmalıdır.

Karaciğer yağlanmasına iyi gelen besinler; Enginar, balık, mevsiminde taze sebze ve meyve, bakla, zerdeçal ve lifli gıdalar tüketilmelidir. Günde bir fincan Türk kahvesi alkolden kaynaklı karaciğer yağlanmasının önüne geçerek, karaciğerin sağlıklı çalışmasına yardımcı olur.

Ayrıca hayvansal yağlardan, sakatat, yağlı et, tavuk derisi gibi gıdalardan kaçınılmalıdır.

Yürüyüş yapın

Egzersiz de kilo vermede, karaciğer yağlanmasında önemli bir mekanizma olan insülin direncini düşürmede ve ayrıca uzun vadeli olarak kalp ve damar hastalıklarından korunmada faydalı olduğu kesin olarak gösterilmiştir. Bu yararın ortaya çıkması için en az, günde 30-45 dk olmak üzere haftada 4 gün tempolu yürüyüş gereklidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

Damar Genişlemesi, Aort Anevrizması, Rüptür Nedir?

Paz Şub 16 , 2020
Aort damarı kalpten çıkan, vücudun en büyük, en önemli atar damarıdır. Özellikle 60 yaş üzerinde, yüksek tansiyon (hipertansiyon) hastası olan ve sigara içen hastalarda sıklıkla Aort damarının karın bölgesinde normal boyutlarının çok ilerisinde genişleme tespit edilmektedir. Genişleme 4 santimetreyi geçince, her yarım santimlik çap artışı, damarın patlama riskini arttırmaktadır. Aort […]

Recent Post